| 1 |
Roma Mimarlığına Giriş |
Genel Bakış: Profesör Kleiner bu derslerde incelenecek olan çeşitli Roma yapılarını ve bu yapıların Roma şehirciliği içindeki yerini tanıtıyor. Ders Erken Roma taş yapılarından Colosseum ve Pantheon gibi Roma beton mimarlığının baş yapıtlarına kadar uzanıyor. Roma ve Pompeii’den yola çıkıp geniş Roma İmparatorluğu boyunca seyahat eden Profesör Kleiner, şehir planlarını ve tapınak, bazilika, tiyatro, anfitiyatro, hamam ve mezar gibi özel yapıları incelemek üzere Kuzey Afrika ve Ürdün gibi yerlerde duruyor. Ders Roma mimarlığının antik dönem sonrası mimari tasarım ve uygulamaları üzerindeki etkisine ilişkin göndermelerle sonlanıyor.
|
| 2 |
Her Şey bir Kentle Başlar: Roma'nın Kuruluşu ve İtalya'da Kentleşmenin Başlaması |
Genel Bakış: Profesör Kleiner, M.Ö. 8. yüzyıla tarihlenen Demir Çağındaki başlangıcından Geç Cumhuriyet Dönemi’ne kadar olan sürede Roma mimarlığının gelişiminin izlerini sürüyor. Bu derste Etrüsk ve Yunan tapınak tiplerinin bir sentezi olan geleneksel Roma tapınak mimarlığı; Roma ve çevresinin erken savunma duvarları ve bu mimariyi olanaklı kılan bir dizi teknoloji ve inşaat tekniğini anlatılıyor. Roma mimarlığının en baskın iki unsuru haline gelecek olan kemer ve beton inşaatlarının ilk uygulamalarına örnek olarak Cosa ve Ostia gibi erken Roma kolonilerin şehirciliği de konu ediliyor. Ders Roma, Cori ve Tivoli’deki tipik Geç Cumhuriyet Dönemi tapınaklarının incelenmesiyle sonlanıyor.
Okuma ödevi: Claridge, Amanda. Rome, s. 3-11 (tarihsel olaylar), 37-43 (inşaat malzemeleri sözlüğü), 51-52 (mimari düzen ve ölçü sözlüğü), 59 (savunma sistemleri), 119 (Romulus zamanında Palatinus), 125-126 (Romulus’un Kulübesi), 237-238 (Jupiter Tapınağı OMC), 253-254 (Portunus Tapınağı), 355 (Cumhuriyet Dönemi duvarları)
|
| 3 |
Roma Mimarlığında Teknoloji ve Devrim |
Genel Bakış: Profesör Kleiner M.Ö 2. yüzyıl sonu - 1. yüzyılda betonun yaygın olarak kullanılmaya başlanması ile Roma mimarlığında gerçekleşen devrimi anlatıyor. Yenilikçi Roma mimarlığı olarak adlandırdığı mimarlıkla, önceki derslerde konu edilen daha geleneksel yapıların karşılaştırmasını yapıyor ve beton kullanımında işlevsellikten estetiksel arayış aşamasına geçişi belgeleri ile gösteriyor. Ders, Palestrina’daki bir kattan diğerine uzanan rampaları ve merdivenleri, doğal manzarayla insan yapısı mimarinin panoramik bir görüntüsünü sunan portikoları ile bir dağın, beton sayesinde mimari bir eser haline dönüştüğü etkileyici, teraslı bir yapı kompleksi olan Fortuna Primigenia Kutsal Alanı’nın anlatımı ile sonlanıyor.
Okuma ödevi: Claridge, Amanda. Rome, s. 45-47 (yapı teknikleri), 47 (ince dış yapı işleri), 239-240 (Tabularium), 243-245 (Marcellus Tiyatrosu), 368-369 (Porticus Aemilia)
|
| 4 |
Kent Yaşamına Vurulan Sekte: Kabus ve Kader, 24 Ağustos, MS 79 |
Genel Bakış: Profesör Kleiner, Pompeii’deki sivil, ticari ve dini yapıları anlatıyor. Şehir , M.S 79 yılında beklenmedik tarihi bir felaketle, Vezüv Yanardağı’nın patlamasıyla en görkemli döneminde küller altına gömülmüş ve böylece şehri bir bütün olarak tanıma olanağı doğmuştur. Profesör Kleiner bir yandan şehrin forum, bazilika, tapınak, anfitiyatro, tiyatro ve hamam yapılarını anlatırken bir yandan da fırınları, ayaküstü yemek yenen lokantaları ile şehirde süregelen günlük yaşamı konu etmektedir. Ders, Pompeii mezar mimarlığı hakkında kısa bir özet ve felaket sırasında halka ne olduğuna dair dokunaklı bir anlatıyla sonlanıyor
Okuma ödevi: Claridge, Amanda. Rome, s. 53-58 (Yapı tipleri sözlüğü) Ward-Perkins, John B. Roman Imperial Architecture, s. 157-166
|
| 5 |
Varsıl ve Ünlülerin Yaşam Biçimi: Pompeii Evleri ve Villaları |
Genel Bakış: Profesör Kleiner, Pompeii’in M.Ö 4. ve 3. yüzyıllardaki başlangıcından Vezüv felaketinin yaşandığı M.S.79 yılına kadar olan dönemdeki konut mimarlığını anlatıyor. Ideal domus italica’nın planını ve bu plana uygun iki evin özelliklerini tanımladıktan sonra, özellikle sütunları olan peristilli avlu gibi, Yunan konut mimarlığı unsurları taşıyan ve Helenleştirilmiş domus olarak tanımlanan evleri anlatıyor. Verilen başlıca örnek dört sütunlu bir atriumu, çift peristili, Yunan aslının bir Roma kopyası olan ve Büyük İskender ile Pers Kralı Darius’un Issos Savaşını betimleyen yer mozaiği ile ünlü Faunus Evi’dir. Ders banliyödeki Myster’ler Villası’nın (Villa dei Misteri; Gizemler Villası) belli başlı özelliklerinin ve Roma evi ile Roma villasının planları arasında farkın konu edilmesiyle sonlanıyor.
Okuma ödevi: Claridge, Amanda. Rome, s. 56 (ev tipleri) Ward-Perkins, John B. Roman Imperial Architecture, s. 185-195
|
| 6 |
Herculaneum'da Yaşam ve Erken Roma İç Dekorasyonu |
Genel Bakış: Profesör Kleiner Herculaneum konut mimarlığını ve duvar resimlerinde Birinci Stil ve İkinci Stil evrelerini anlatıyor. Ders Herculaneum şehrinin tarihine ve halkın Vezüv felaketinden kaçarken neler yaşadıklarına ilişkin önbilgilerle başlıyor. Derste M.S. 62 – 79 yılları arasına tarihlenen ve Campania’da moda olan konut tiplerinin en iyi örneklerinin yanı sıra aralarında Mozaikli Atrium Evi ve Geyikli Ev de olan üç Herculaneum evini konu ediliyor. Profesör Kleiner daha sonra Birinci Stil ya da Duvar İşçiliği Stili adı verilen tarzda yapılan; stucco ve boyayla Helenistik Krallara ve diğer elitlere ait mimarinin mermer yüzeylerini taklit eden duvar resimlerini ele alıyor. Ardında sadece boya kullanarak yapılan ve duvarlarda kutsal kült yerlerine, şehir ve doğa manzaralarına bakılıyormuş gibi bir izlenim bırakmayı amaçlayan İkinci Stil Roma duvar resimlerini anlatılıyor. Ders Primaporta’daki Livia Villası’nın, İkinci Stil de boyanmış, düz duvarların panoramik bir pencereye dönüşümünü yansıtan Bahçe Odası’nın anlatımı ile sonlanıyor.
Okuma ödevi: Claridge, Amanda. Rome, s. 49 (iç dekorason), 130 (Augustus Evi), 135 (Grifonlar Evi) Ward-Perkins, John B. Roman Imperial Architecture, s. 185-195
|
| 7 |
Zambağı Yaldızlamak: MS 1. yüzyılda Saray ve Villalarda Resim |
Genel Bakış: Profesör Kleiner M.S. 1 yüzyıl sonunda, imparatorluk ailesine ve diğer seçkinlere ait villarda görülen Üçüncü Stil Roma Duvar resmini anlatıyor. Profesör Kleiner, Üçüncü Stil Roma Duvar resminde İkinci Stil’in özelliği olan derinlik verilmiş manzaralardan, panoramalardan uzaklaşıldığını, mimari unsurlar azalırken duvarın doğasındaki düzlüğün benimsendiğini gözler önüne seriyor. Üçüncü Stil Roma Duvar resmi, yerini Dördüncü Stil Roma Duvar resminin aldığı M.S. 1 yüzyıl ortalarına kadar yaygın olarak kullanılmıştır. İmparator Nero’nun Roma’nın merkezindeki lüks tatil villası Domus Aurea’da her iki stil bir arada bulunmaktadır. Profesör Kleiner, Dördüncü Stil Roma Duvar resmini, mermer kaplama taklidiyle; çerçeve içinde mitolojik tasvirli panoları ve mantığa aykırı konumlardaki mimari unsurlarıyla önceki stillerin bir özeti olarak tanımlamaktadır.
Okuma ödevi: Claridge, Amanda. Rome, s. 49 (iç dekorasyon), 268, 290-292 (Domus Aurea)
|
| 8 |
Pompeii Duvarlarındaki Özel Konular |
Genel Bakış: Profesör Kleiner Roma duvar resimlerinde mitolojik konular, manzara, günlük yaşam, natürmort, tarihi konular ve portre gibi, duvar resimlerinde görülen ama dört mimari stil dışında kalan özel konuları anlatıyor. Ders, Pompeii’de bulunan, genç gelinlerin tanrı Dionysos ile yapacakları evliliğe hazırlanması, evliliğe ve külte kabul edilmelerini konu eden ünik Mistik Dionysos Ayinleri resmini derinliğine incelenmesiyle başlıyor. Bunun ardından Profesör Kleiner, Roma’da bulunan ve İkinci Stil’de sütunlarla çerçevelenmiş kesintisiz uzanan bir manzara içinde Odysseus’un yolcuklarının betimlendiği resimli bir frizi ele alıyor. Daha sonra Roma natürmortlarının modern natürmortla benzerliğini, Pompeii’den bir günlük yaşam sahnesini ve Pompeii Anfitiyatrosu’nda yaşanan ve anfitiyatronun 10 yıl süreyle kapatılmasına neden olan bir ayaklanmayı konu alan tarihsel bir sahneyi konu ediyor. Ders, ellerinde benzer tarzda stylus ve balmumu tablet tutan iki farklı kadın portresi de dahil, Pompeii duvarlarında resmedilen portrelerin konu edilmesi ile sonlanıyor.
|
| 9 |
Tuğladan Mermere: Augustus Roma'yı şekillendiriyor |
Genel Bakış: Profesör Kleiner, tuğladan bir Roma’yı mermer bir Roma’ya dönüştürdüğünü iddia eden ilk imparator Augustus zamanında yaşanan değişimi anlatıyor. Bu değişim, Italya’nın kuzeybatı kıyısındaki yeni mermer yatağı Luna’nın (modern Carrara) kullanıma açılmasıyla mümkün olmuştur. Derste Roma Cumhuriyet Dönemi’nin sonlanmasına ve Principatus Dönemi’nin başlamasına genel olarak değinildikten sonra Iulius Caesar Forumu ve Augustus Forumu inceleniyor. Profesör Kleiner, Caesar'ın kutsal Venus Genetrix’in soyundan geldiğini iddia etmesine ve Augustus’un, kendi çağını Atina’nın Perikles zamanında yaşadığı altın çağla özdeşleştirmek üzere Yunan Karyatidlerini ve diğer bezeme motiflerini benimsemesine yoğunlaşıyor. Derste son olarak, Augustus’un İspanya ve Gallia’da kazandığı diplomatik başarılardan sonra Roma’ya dönüşü üzerine inşa edilen Ara Pacis Augustae Anıtı ve anıtın yeni hegemonyacı imparatorluğun Luna mermerinden bir simge haline gelmesi tartışılıyor.
Okuma ödevi: Claridge, Amanda. Rome, s. 10-14 (tarihsel olaylar), 148-151 (Iulius Caesar Forumu), 158-161 (Augustus Forumu), 184-192 (Ara Pacis Augustae ve Horologium Augusti) Ward-Perkins, John B. Roman Imperial Architecture, s. 21-44
|
| 10 |
Öteki Dünyaya Giriş: Romalı Aristokratların, Azat Edilmişlerin ve Kölelerin Mezarları |
Genel Bakış: Profesör Kleiner, Augustus Dönemi’nde imparator, aristokratlar, başarılı işadamları ve eski köleler tarafından inşa ettirilen mezar yapılarını inceliyor. Kamu yapılarının ve evlerin aksine mezarların, çok çesitli kişiselleştirilmiş unsurlar ve biçimler aracılığı ile ölen kişinin anısı canlı tutmaktan başka bir işlevi yoktur. Ders, Etrüsk modellerinden esinlenerek Augustus ve diğer Iulius-Claudius hanedanı mensuplarının ölümden sonraki evleri olarak tasarlanan yuvarlak Augustus Mausoleum’u ile başlıyor. Ardından Profesör Kleiner Roma’daki iki sıradışı mezar yapısından söz ediyor. Bunlardan biri, Marcus Agrippa’nın akrabası bir aristokrat olan Gaius Cestius’un piramidal mezarı; diğeri ise, olasılıkla Roma ordusuna ekmek yapıp dağıtarak bir servet kazanan eski köle Marcus Vergilius Eurysaces Mezarı’dır. Profesör Kleiner konuyu yaygın olarak kullanılan yeraltı columbaria da dahil, daha alçak gönüllü mezarlara kısaca değinerek sonlandırıyor. Ardından antik bir kaplıcanın parçası olan ve Roma beton mimarisinde iz bırakan Baia’daki kubbeli termal hamam yapısından da kısaca söz ediyor. Okuma ödevi: Claridge, Amanda. Rome, s. 181-184 (Augustus Mausoleumu), 319 (Via Appia), 341-342 (Caecilia Metella Mezarı), 358-361 (Eurysaces Mezarı), 364-366 (Cestius Mezarı) Ward-Perkins, John B. Roman Imperial Architecture, s. 167-168
|
| 11 |
Kötülüğü ile Ünlü Nero'nun Hayranlık Uyandıran Mimarlık Mirası |
Genel Bakış: Profesör Kleiner Augustus’un ardılları olan ve saltanatları yarım yüzyıl (M.S. 14-68) süren Iulio-Claudius imparatorlarını anlatıyor. Derste ilk önce Tiberius'un Capri Adası’ndaki muhteşem villası Villa Jovis ve Roma’daki, Neo-Pythagorasçılık olarak bilinen gizli bir kültün üyeleri tarafından kullanılan bir yeraltı bazilikasını konu ediyor. Ardından Claudius’un, taş mimari tekniklere geri dönüşünü ve tamamlanmış ve tamamlanmamış unsurların benzersiz bir karşımıyla yani rüstik bir tarzda şekillendirilmiş olan farklı mimari anlayışından söz ediyor. Profesör Kleiner son olarak da, kötülüğü ile ünlü Nero’nun lüks mimarisini ele alarak, özellikle Domus Aurea’yı yani Altın Ev’i ve bu evin, Roma mimarlık tarihinin en önemli mekanlarından biri olan sekizgen odasını anlatıyor. Beton teknolojisindeki tüm yeniliklerin kullanıldığı Domus Aurea, Roma inşaat anlayışını yeni bir boyuta taşır ve masif formlardan ziyade iç mekan tasarımını ön plana çıkarır. Okuma ödevi: Claridge, Amanda. Rome, s. 14-16 (tarihsel olaylar), 135-136 (Domus Transitoria), 268, 290-292 (Domus Aurea), 361-362 (Yeraltı Bazilikası) Ward-Perkins, John B. Roman Imperial Architecture, s. 45-61
|
| 12 |
Bir İkonun Doğuşu: Colosseum ve Dönemin Roma Yapıları |
Genel Bakış: Profesör Kleiner Roma’da 68-69 yıllarında, dört kişinin imparator olmak için birbiriyle yarıştığı kargaşa dönemini anlatıyor. Bu yarıştan Vespasianus zaferle çıkmış ve Flavius hanedanını kurmuştur. Daha sonra yerine sırayla oğulları Titus ve Domitianus geçmiştir. Flaviuslar, mimariyi kamu politikası oluşturmak amacıyla ustaca kullanmışlardır. Profesör Kleiner, Vespasianus’un Claudianum inşaatını tamamlayarak kendisini Claudius ile ilişkilendirirken, Domus Aurea’yı yıktırıp saraya ait yapay gölü doldurtarak Nero’nun izlerini sildiğini anlatıyor. Vespasianus bu alana, takma adı Colosseum olan Flavius Anfitiyatrosu’nu inşa ettirmiş; böylece Nero tarafından halktan çalınan topraklar halka iade edilmiştir. Profesör Kleiner, Colosseum’un teknik ve estetik özelliklerini ayrıntılı olarak anlatmakta; ardından Vespasianus’un Forum Pacis ve Titus’un Divus Vespasianus Tapınağı’na değinmektedir. Ders, büyük ölçekli, eksensel ve simetrik özellikler taşıyan “İmparatorluk Tipi Hamam” yapılarının Roma’da korunagalen ilk örneği olan Titus Hamamı ile sonlanıyor. Okuma ödevi: Claridge, Amanda. Rome, s. 16-17 (tarihsel olaylar), 78-80 (Vespasianus Tapınağı); 153-155 (Templum Pacis), 268-269 (Titus Hamamı), 276-281 (Colosseum), 312-313 (Divus Claudius Tapınağı) Ward-Perkins, John B. Roman Imperial Architecture, s. 63-73
|
| 13 |
Hükümdar ve Saray: Palatinus Tepesi'nde İnsan Yapımı bir İlah |
Genel Bakış: Profesör Kleiner Flavius hanedanının son imparatoru olan Domitianus’un yaptırdığı en önemli yapıları inceliyor. Ders Domitianus’un, kardeşi Titus’un ölümünden sonra onun adına, daha önce Nero’nun Domus Transitoria’sının olduğu yerde inşa ettirdiği Titus Takı ile başlıyor. Titus’un en büyük başarısının,yani Flaviusların Yahudi Savaşları’nda kazandığı zaferin anısına inşa edilmiş olan bu tak, aynı zamanda Titus’un mezarı olarak kullanılmış olabilir. Profesör Kleiner takın ardından formu, Roma’da Piazza Navona’da korunmuş olan Domitianus Stadyumu’ndan da söz ediyor. Bu dersin en önemli odak noktası ise, Palatinus Tepesi’nde mimar Rabirius tarafından tasarlanan ve Domitianus’u dominus et deus (Efendi veTanrı) olarak karakterize eden İmparatorluk Sarayı’dır. Tuğla kaplı beton duvarları renkli ithal mermerlerle kaplanan bu yapının özel ve kamuya açık kanatları vardı ve o kadar görkemli bir yapıydı ki, sonraki tüm imparatorlar tarafından da şehir sarayı olarak kullanılmaya devam edildi. Ders, yapımına Domitianus zamanında başlanan daha sonra ardılı Nerva tarafından tamamlanan, içinde Domitianus’un baş tanrıçası Minerva’ya adanmış bir tapınak ve bir dizi dekoratif sütunlu bölme bulunan dar bir forum olan Forum Transitorium ile sonlanıyor. Girinti ve çıkıntılarıyla hareketli bir dalgalanma yaratan bu dekoratif sütunlu bölmeler, Roma mimarlığındaki “barok” evrenin müjdecisidir. Okuma ödevi: Claridge, Amanda. Rome, s. 16-17 (tarihsel olaylar), 116-118 (Titus Takı), 120-121, 134-141 (Domitianus Sarayı), 156-157 (Forum Transitorium), 209-211 (Domitianus Stadyumu) Ward-Perkins, John B. Roman Imperial Architecture, s. 73-84
|
| 14 |
Tüm Forumların Anası: Roma'da Traianus Dönemi Kamu Yapıları |
Genel Bakış: Profesör Kleiner Roma’da İmparator Traianus zamanında yapılan başlıca kamu yapılarını inceliyor. Boyutları ile öne çıkan bu yapılar Traianus’un imparatorluğun sınırlarını ulaşılabilecek en uzak noktalara taşıma tutkusunun bir aynasıdır. Profesör Kleiner konuya Traianus tarafından restorasyonu yaptırılan Iulius Caesar Forumu ile başlıyor; ardından Traianus Hamamı’nı anlatıyor. Oppian ve Esquilinus tepeleri üzerine kurulmuş olan Traianus Hamamı, daha önce Titus zamanında yapılmış olan imparatorluk hamamını model almış olsa da, ondan çok daha büyüktür. Dersin büyük bir bölümü mimar ve mühendis Damascus’lu Apollodorus tarafından Quirinalis Tepesi traşlanarak inşa edilen Traianus Forumu ve Çarşısı’na ayrılmaktadır.Traianus Forumu içinde bir bazilika, Yunan ve Latin kütüphaneleri ileTraianus’un ölümünde sonra ona adanmış bir tapınak bulunan üstü açık, geniş dikdörtgen bir alandır. Kütüphaneler arasında, spiral bir frizde imparatorun Dacia’da (modern Romanya) kazandığı askeri zaferin betimlendiği ve boyu 38 metreyi bulan ünlü Traianus Sütunu yer alır. Tepe yamacında yükselen tuğla kaplı beton Traianus Çarşısı, mermer forum ile etkileyici bir zıtlık yaratmaktadır. Ders Benevento’da bulunan ve üzerinde imparatorun en büyük başarılarını anlatan sahnelerle ardılı Hadrianus’un ilk tasvirinin yer aldığıTraianus Takı’nın kısa bir anlatımı ile sonlanmaktadır. Okuma ödevi: Claridge, Amanda. Rome, s. 17-18 (tarihsel olaylar), 161-169 (Traianus Forumu), 170-172 (Traianus Çarşısı), 288-290 (Traianus Hamamı) Ward-Perkins, John B. Roman Imperial Architecture, s. 84-95
|
| 15 |
Roma ve Villa: Hadrianus'un Pantheon'u ve Dinlence Yeri Tivoli |
Genel Bakış: Profesör Kleiner Hadrianus zamanında Roma ve çevresinde inşa edilen yapıları tanıtıyor. Ders, Roma’da Colosseum yakınında inşa edilen, belki de Hadrianus’un kendisi tarafından tasarlanmış olan Yunan tarzındaki Venus ve Roma Tapınağı ile başlıyor. Profesör Kleiner ardından tüm tanrılara adanan, Greko-Romen tarzında mermer bir portiko ve alınlığın yanı sıra çok büyük silindirik bir kasnak, bir yarım kubbe ve merkezi bir oculus’dan oluşan Pantheon’a geçiyor. Portiko, yapının yuvarlak formunu gizler ama yapının içine girince masif iç mekan ve etkileyici ışık oyunları insanı büyüler. Pantheon Roma mimarlığında süregelen form ve abartılı iç mekan arayışlarında doruk noktasını simgelemektedir. Profesör Kleiner, bunun ardından içinde imparatorun ülke çapında yaptığı yolculukları sırasında gördüğü yapı ve eserlerin kopyaları bulunan bir yapı kompleksi olan Tivoli’deki Hadrianus Villası’nı konu ediyor. Ders, Augustus Mausoleumu’ndan esinlenilerek yapılan yuvarlak bir mezar olan Hadrianus Mausoleumu’na (Castel Sant'Angelo) genel bir bakışla son buluyor. Bu yapı Hadrianus’un ve ardılı Antoninus hanedanının ebedi istirahat yeri olmuştur. Okuma ödevi: Claridge, Amanda. Rome, s. 18-19 (tarihsel olaylar), 113-115 (Venus ve Roma Tapınağı), 201-206 (Pantheon), 369-373 (Hadrianus Mausoleumu) Ward-Perkins, John B. Roman Imperial Architecture, s. 107-124, 204-206
|
| 16 |
Roma'nın Limanı Ostia'da Romalı gibi Yaşamak ve Ölmek |
Genel Bakış: PProfesör Kleiner, çok katlı konutları ve yaygın tuğla kaplı beton kullanımı ile tanınan Roma’nın liman kenti Ostia’ya odaklanıyor. Ders şehrin forum, Capitolium, tiyato ve Piazzale delle Corporazion gibi kamu yapıları ile başlıyor.Tiyatronun arkasında yer alan Piazzale, siyah-beyaz mozaiklerle işlerinin reklamını yapan bazı nakliye şirketlerinin bulunduğu yerdi. Profesör Kleiner Neptunus Hamamı’nı ve Ostia’nın işçi ailelerinin oturduğu tuğladan dört katlı bir apartman binası olan Diana Insula’sını inceliyor. Diana Insula’sı ve aralarında Horrea Epagathiana gibi depo binalarının da bulunduğu benzeri yapılar 2. yüzyıl Ostia’sının en temel özelliğini gözler önüne serer; bu tuğla kaplamanın estetik değerinin anlaşılmış olmasıdır. Nero zamanından beri tuğlayı stucco ve boya ile kapatma alışkanlığı vardı ama bu Ostia yapılarında rengi, dokusu ve tasarımı ile kendi başına son derece göz alıcı bir malzeme olan tuğla olduğu gibi açıkta bırakılmıştır. Ders, aralarında zemin ve duvarlarındaki pastel renkli mermer kaplamaları ve efsanevi aşıkların sevimli heykeli ile dikkat çeken bir 4. yüzyıl evi olan Cupid ve Psyche Evi’nin de (Domus di Amore e Psiche) bulunduğu tek aileye ait birkaç yapıya genel bir bakışla son buluyor. Okuma ödevi: Claridge, Amanda. Rome, s. 56 Ward-Perkins, John B. Roman Imperial Architecture, s. 141-155
|
| 17 |
Büyük Güzeldir: Caracalla Hamamı ve Roma'daki diğer 2. ve 3. yüzyıl Yapıları |
Genel Bakış: Profesör Kleiner 2. ve 3. yüzyıl Roma mimari yapıtlarının boyutlarında görülen ve “Büyük Güzeldir” felsefesine örnek oluşturan büyümeyi konu ediyor. Ders, Ostia’da olduğu gibi, Roma’da da dış cephelerinde tuğla estetiğini kucaklayan mezar mimarlığına genel bir bakışla başlıyor. Profesör Kleiner, 2. yüzyıl mezarlarının içinde biri boyalı stucco ile yapılan, diğeri ise ağırlıklı olarak mimari unsurların bezeyici olarak kullanıldığı iki temel bezeme tipi olduğuna değiniyor. Profesör Kleiner, Divus Antoninus Pius and Faustina Tapınağı’nı ve bu yapının post-antik dönemde San Lorenzo in Miranda Kilisesi olarak kullanımını anlattıktan sonra 3. yüzyıla geçerek Severus Hanedanı’ nı tanıtıyor. Bu bölümde önce Forum Romanum’da bulunan ve Roma’da korunan en erken üçlü kemerli tak olan Septimius Severus Takı konu ediliyor. Ardından Palatinus Tepesi’ndeki Domitianus Sarayı’nın Septizodium olarak adlandırılan barok stildeki canlı cephe mimarisi anlatılıyor. Ders imparator Caracalla’yı mitolojik kahraman Hercules’le özdeşleştiren boyutları ve bezemeleriyle insanları etkileyen devasa Caracalla Hamamı ile sonlanıyor. Okuma ödevi: Claridge, Amanda. Rome, s. 19-21 (tarihsel olaylar), 21, 121 (Septizodium), 75-76 (Septimius Severus Takı), 107-108 (Antoninus ve Faustina Tapınağı), 319-328 (Caracalla Hamamı), 340 (Annia Regilla Mezarı) Ward-Perkins, John B. Roman Imperial Architecture, s. 124-139
|
| 18 |
Vatan Evladı: Kuzey Afrika'da İmparatoru Onurlandırmak |
Genel Bakış: Profesör Kleiner Kuzey Afrika’da bulunan iki Roma şehrini; Timgad ve Leptis Magna’yı anlatıyor. M.S.100 yılında, Hadrianus zamanında emekli askerler tarafından bir defada tasarlanmış, tümüyle yeni bir koloni olarak kurulmuş olan Timgad, ideal castrum planına sahiptir. Bu karşın, kökeni bir Kartaca şehri olan Leptis Magna ise zamanla şekillenmiş, Augustus ve Hadrianus döneminde belirgin bir gelişmeye sahne olmuştur. Septimius Severus Kuzey Afrika’da doğan ilk Roma imparatorudur ve şehir, onun bu şehre yaptığı tarihi bir gezi nedeniyle yenilenmiştir. Severus Forumu; Bazilika; hemen yakınındaki Septimius Severus Takı ve iki anayolun kesişme noktasına inşa edilen bir tetrapylon yani dört cepheli bir tak,bu geniş ölçekli mimari yenilenme dönemine aittir. Ders, 2. yüzyıl sonu 3. yüzyıl başlarına tarihlenen ve Roma anfitiyatrolarına egzotik hayvan pazarlayan bir grup işadamı için yapılan eşsiz Av Hamamı ile sonlanıyor. Dışardan görünen tonozlu yapısıyla hamam denize nazır, resim tadında bir silüet oluşturmaktadır. Öyle anlaşılıyor ki, bu hamamın sahipleri beton mimaride yaratıcı olmayı ve hayatın tadını çıkarmayı bilen insanlardı. Okuma ödevi: Ward-Perkins, John B. Roman Imperial Architecture, s. 370-413
|
| 19 |
Barok Stilde En Yeniler: Kaya Mezarları, Çeşmeler Ürdün, Lübnan ve Libya'daki Kutsal Alanlar |
Genel Bakış: Profesör Kleiner Roma mimarlığında sütun gibi geleneksel mimari unsurları kullanarak yapı cephelerini canlandıran, onlara dinamik bir görünüm kazandıran barok fenomenini anlatıyor. Yapıların çoğu kez çok çarpıcı bir biçimde bezenmiş olduğu bu barok akım, İtalya’daki forum ve mezar duvarlarında daha M.S. 1. yüzyıl sonlarında görülmeye başlanmıştı. Fakat barok mimari asıl, yüksek kaliteli mermerin ve yetenekli taş ustalarının bulunduğu doğu eyaletlerinde çok yaygındır. Ürdün’de Petra’da yamaçlara oyulan mezar odalarının yine kayalardan oyulmuş çok görkemli cepheleri vardır. Anadolu’daki Miletos ve Ephesos şehirleri de cephesi çok katlı sütun dizileriyle bezeli kapılar, çeşmeler, kütüphaneler ve sahne binaları ile süslenmiştir. Ders, Lübnan Baalbek’de bulunan ve içinde devasa boyutlarda ve aşırı ölçüde bezeli Jupiter ve Bacchus tapınakları yer alan büyük bir tapınak kompleksi olan Jupiter Heliopolitanus Kutsal Alanı ve dalgalanan lentolarıyla, 17. yüzyıl Roma’sında Francesco Borromini'nin S. Carlo alle Quattro Fontane yapıtının dalgalı hatlarına esin kaynağı olan Venus Tapınağı ile sonlanıyor. Okuma ödevi: Ward-Perkins, John B. Roman Imperial Architecture, s. 171-172, 296-299, 314-322, 328-334
|
| 20 |
Yunan Şişelerinde Roma Şarabı: Atina'nın Yeniden Doğuşu |
Genel Bakış: Profesör Kleiner Atina’nın Roma Dönemi’nde, özellikle Yunan hayranı olan iki imparator; Augustus ve Hadrainus zamanında yeniden doğuşunu anlatıyor. Bazıları Atina’daki Roma mimarlığını Klasik ve Helenistik Yunan mimarlığının bir türevi olduğu gerekçesiyle görmezden gelir ama Profesör Kleiner yüksek kaliteli Yunan mermerinin ve Yunan taş ustalarının bu yapıları önemli hale getirdiğini gözler önüne seriyor. Dahası bazı yapılar, Roma Dönemi’nde Yunanistan ile Roma arasında süregelen yaratıcı bir mimari fikir ve motif alışverişi olduğunu kanıtlar niteliktedir. Profesör Kleiner kısaca Atina tarihine değindikten sonra Agrippa Odeion’u gibi Augustus ve Agrippa tarafından Akropolis’de, Yunan ve Roma agoralarında inşa ettirilen yapıları tanıtmaktadır. Ardından Hadrianus'un inşaat programı dahilinde bir sukemeri, su deposu cephesi, Hadrianus Kütüphanesi ve yapımına 600 yıldan fazla bir zaman önce başlanmış devasa Zeus Olympios Tapınağı’nı anlatılıyor. Profesör Kleiner dersi, Mouseion Tepesi’nde inşa edilen bir Traianus Dönemi mezar yapısı olan Philopappos Anıtı ile sonlandırıyor. Bu mezar, aslında Romalılar tarafından yenilgiye uğratılan Kommagene kraliyet ailesinin bir üyesi olan ama daha sonra Roma’da consul seçilmeyi başararak Atina’ya taşınan bir adam için kızkardeşi Balbilla tarafından yaptırılmıştır. Okuma ödevi: Ward-Perkins, John B. Roman Imperial Architecture, s. 263-272
|
| 21 |
Batı sınırında Yaratılan Küçük Romalar |
Genel Bakış: Profesör Kleiner Kuzey İtalya, Fransa, İspanya ve Hırvatistan’dan örneklerle Roma İmparatorluğu’nun batı eyaletlerindeki mimariyi anlatıyor. Buradaki asıl amaç, Romalıların yeni kolonilerini bir yandan birer minyatür Roma’ya dönüştürürken, bir yandan da “Romalılaştırma” eyleminin bir parçası olarak gerçekleştirdikleri bayındırlık hizmetlerini tanıtmaktır. Profesör Kleiner buralarda inşa edilen tiyatro, tapınak ve sukemeri gibi çeşitli yapılara geçmeden önce, Augustus zamanında kurulan iki yerleşimin kentsel tasarımını anlatıyor. Derste Orange’da bulunan ve çok iyi durumda korunmuş olan tiyatro, Nimes’deki Maison Carré ile yine Nîmes’de (Pont-du-Gard) ve Segovia’da inşa edilen eşsiz sukemerleri özellikle vurgulanmaktadır. Ders batı eyaletlerinde inşa edilen imparatorluğa veya özel kişilere ait tak ve mezar yapılarına genel bir bakışla sonlanıyor. Verilen örnekler arasında Orange’daki tartışmalı, üç kemerli tak da bulunmaktadır. La Turbie’de bulunan ve Augustus’un Alp kavimlerine boyun eğdirerek Roma’nın buralarda, kendi damgasını taşıyan yeni kentler kurmasının yolunu açan zaferinin anısına dikilen Augustus Zafer Anıtı Batı Roma’nın mihenk taşıdır. Okuma ödevi: Ward-Perkins, John B. Roman Imperial Architecture, s. 173-174, 214-246
|
| 22 |
Roma'nın Yeniden Doğuşu: Tetrarkhia Rönesansı |
Genel Bakış: Profesör Kleiner, 3. yüzyıl Roma’sını, durmadan değişen imparatorlar, bitmek bilmeyen iç savaşlar ve sarsılan ekonomi nedeniyle “mimari açıdan ziyan edilmiş topraklar” olarak tanımlamaktadır. Bu dönemde mimariye ayrılacak zaman yoktu ve inşa edilen yegane büyük yapı yeni bir sur duvarıydı. Kriz, yeni bir yönetim şekli olan Tetrarkhia’yı yani doğuda iki, batıda iki kişi olmak üzere dörtlü yönetimi kuran Diocletianus’un tahta çıkmasıyla son buldu. Diocletianus ve onunla birlikte çalışan diğer imparatorlar, Roma’da ve eyaletlerde imparatorluğun yeniden kazandığı istikrarın bir göstergesi olarak büyük kamusal ve özel yapılar inşa ettiler. Profesör Kleiner konuya Tetrarkhia’nın kuruluşunun 10. yılı onuruna yapılan beş sütunlu bir anıtı, Curia’nın yani Senato Binası’nın restorasyonunu ve anıtsal Diocletianus Hamamı ile başlıyor. Ardından Diocletianus'un Split’teki sarayına geçiyor. İmparatorun sekizgen mausoleumu da askeri bir kamp olarak planlanmış olan bu sarayın içindedir. Ders diğer Tetrarkh’lar tarafından Yunanistan ve Sicilya’da inşa edilen saray ve villara genel bir bakışla devam ediyor ve Roma’da Via Appia üzerinde bulunan ve Tetrarkh’lardan birinin oğlu olan ve yine bir başka Tetrarkh’ın oğlu Büyük Constantinus’un en büyük rakibi olan Maxentius’a ait villa ile sonlanıyo. Okuma ödevi: Claridge, Amanda. Rome, s. 21-23 (tarihsel olaylar), 12, 23, 59 (Aurelius Surları), 70-72 (Curia), 83-84 (Onuncu Yıl Anıtı), 352-354 (Diocletianus Hamamı), 333-334 (Porta Appia), 336-340 (Maxentius Villası ve Mezarı, 340 (Tor de'Schiavi) Ward-Perkins, John B. Roman Imperial Architecture, s. 415-426, 441-466
|
| 23 |
Constantinus'un Roma'sı ve Yeni Roma |
Genel Bakış: Profesör Kleiner M.S. 324 yılında Constantinopolis’de (İstanbul) “Yeni Roma”yı kuran son pagan, ilk Hıristiyan imparator olan Büyük Constantinus Dönemi mimarlığını anlatıyor. Constantinus’un inşa ettirdiği ilk yapıların pagan geleneklere bağlı kaldığını (Roma’daki Constantinus Hamamı) ama diğerlerinin Hıristiyan geleceğe yönelik olduğunu (Trier’deki Aula Palatina) belirtiyor. Profesör Kleiner Roma mimarlığının en zarif, en yenilikçi bazı yapılarının Constantinus Dönemi’nde inşa edildiğini dile getiriyor. Örneğin bir bahçe köşkü olan Minerva Medica Tapınağı ongen planlıdır; devasa Nova Bazilikası’nda ise, gayet yaratıcı bir biçimde Roma imparatorluk hamam komplekslerinin frigidarium’ları model alınmıştır. Üç kemerli bir yapı olan ve Constantinus'un Milvius Köprüsü Savaşı’nda Maxentius’u yenmesi anısına inşa edilen Constantinus Takı, aynı zamanda Constantinus’un bütün başarılarını, 2. yüzyılın “iyi imparatorları” ile bağ kurarak özetlemek amacıyla da kullanılmıştır. Profesör Kleiner dersin sonunda imparatorluğun başkentinin Constantinopolis’e taşınmasıyla Roma’nın öneminin en azından bir süre için azaldığını ama, mimarisinin yarattığı etkinin Roma şehrinin kendisi gibi, ölümsüz olduğunu savunmaktadır. Okuma ödevi: Claridge, Amanda. Rome, s. 23-27 (tarihsel olaylar), 115-116 (Maxentius-Constantinus Bazilikası), 235, 236 (Constantinus Hamamı), 272-276 (Constantinus Takı), 357 (Minerva Medica Tapınağı) Ward-Perkins, John B. Roman Imperial Architecture, s. 426-439
|